Öcalan’ın sarsılan liderliğini onarma çabaları

08.02.2026 rusencakir.com

Bugün Yeni Yaşam Gazetesi’nde “Suriye’deki anlaşmada Öcalan’ın çabalarının perde arkası” başlıklı Serdar Altan imzalı bir haber (https://yeniyasamgazetesi9.com/suriyedeki-anlasmada-ocalanin-cabalarinin-perde-arkasi/) yayınlandı.
Haberin başlarındaki şu paragraf amacını da ortaya koyuyor: “İmralı Adası’ndan uzun süredir ses gelmediği için Öcalan’ın bu son durum hakkında ne söylediği bilinmiyordu. Bu durumu fırsat bilen bazı çevreler Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik söylem düzeyindeki saldırılarını artırmıştı. Rojava’daki kritik durumun Öcalan’ın ve hareketinin politikaları sonucu olduğu ileri sürülüyordu. Bu argümanlar ayağa kalkmış Kürtler içerisinde yayılmaya çalışılıyordu. Elbette meselenin özü daha sonra anlaşılacaktı. Aslında Suriye’de çözümü geliştiren Öcalan’ın ta kendisiydi.”

Öcalan ve Rojava
Evet, Yeni Yaşam’daki, adı verilmeyen “güvenilir kaynaklar”a atıfla yazılmış haber bize şunları söylüyor:
a)  Öcalan Suriye’de yaşanacakları önceden gördü;
b)  Öcalan Suriye’de olup bitenlerin hedefinde esas olarak kendisi olduğunu düşünüyor, bunu 1999’daki yakalanmasına gönderme yaparak “Bu 15 Şubat komplosundan bile daha kapsamlı büyük bir komplodur” diye tanımlıyor;
c)  Öcalan, bu süreçte hem devlet, hem genel olarak Kürt hareketi, özel olarak SDG ile yoğun bir görüşme trafiği gerçekleştirdi;
d)  “Rojava benim kırmızı çizgimdir” diyen Öcalan, “Bu böyle devam ederse, buradaki sürecin de bir anlamı kalmayacak. Gidip devlet yetkililerine Öcalan’ın böyle bir planın içinde olmayacağını söyleyin. Kimse Rojava’yı istikrarsızlaştırıp beni buna razı edemez” diyerek bir nevi rest çekti;
e)  Öcalan SDG’ye de “Eğer sizi yok etmek üzere gelirlerse, buna ancak direnişle karşılık verebilirsiniz” dedi.
f)  Yazının en kritik bölümü şu olabilir: “Türkiye devletini temsilen bir heyet, Öcalan’ın temsilen bir heyet, Rojava Özerk Yönetimi yetkilileri, Şam hükümetinden bir heyet ile Amerikalı ve Fransız diplomatların olduğu geniş kapsamlı bir toplantı düzenleniyor. Toplantı Rojava’nın Cizîrê bölgesindeki bir kentte gerçekleşiyor. Toplantıda, 30 Ocak anlaşmasının çerçevesi belirleniyor.” 

Cemil Bayık’ın dikkatli dili
Burda yazılanlar ne derece doğrudur bilemiyoruz. Ama bu haberin amacının, Suriye’de yaşananlar nedeniyle Öcalan’ın sarsılan liderliğini onarmak olduğu muhakkak. Nitekim PKK’nın önde gelen isimlerinden Cemil Bayık da iki gündür yayınlanan ve yarın da devam edecek söyleşisinde ağırlığı Suriye’ye vermiş ve yaşananlarla birlikte yükselen eleştirilere cevap vermeye çalışmış. Bayık’ın “Rojava efsanesi”nin çöküşü, Arap kabilelerin Kürtleri terk etmesi ve İsrail ve ABD’nin Kürtleri bırakıp Şam yönetimine destek vermesi üzerine söyledikleri önemli. Ama röportajın omurgasını Öcalan’ı savunmak oluşturuyor. Şöyle ki Bayık;
1)  Öcalan’ın Rojava konusunda Ankara ile aynı çizgide olduğu;
2)  Bu çizgiyi dayattığı ama Kandil ve SDG’nin kendisini dinlemediği;
3)  Bütün bunlara bağlı olarak Kürtler nezdinde Öcalan’ın liderliğinin sorgulandığı iddialarını boşa çıkartmaya çalışmış.
Ancak Bayık’ın son derece dikkatli dilinden, bu iddiaların Kürtler arasında belli karşılıkları olduğunu çıkarabiliyoruz.

Kürt hareketi krizi aşabilecek mi?
Suriye’de yaşananların Öcalan liderliğindeki Kürt hareketinin altından halıyı çektiğini söyleyebiliriz. Hareket böylece kendi gücünün de sınırlarını görmüş oldu. Bundan sonra, başta Türkiye olmak üzere Kürtlerin yaşadığı tüm coğrafyada etkilerini -artırarak- sürdürmek istiyorlarsa Suriye’den epey ders çıkarmaları gerekecek.
Bu konuda çok şey söylenebilir. Ben yıllarca Kürt sorunu üzerine kafa yoran bir gazeteci olarak kendilerine naçizane şunu önerebilirim: Kürdün Kürde propagandasından artık vazgeçip olabildiğince şeffaflaşmanız herkes için çok iyi olacaktır. 



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
08.02.2026 Öcalan’ın sarsılan liderliğini onarma çabaları
08.02.2026 Erdoğan İslamcı mı?
07.02.2026 Mansur Yavaş neden gündemde değil?
06.02.2026 Epstein skandalı ve Noam Chomsky’nin yarattığı hayal kırıklığı
05.02.2026 “Büyük medya” krizdeymiş!
04.02.2026 Murat Aksoy ile söyleşi: CHP’nin Kürt sorunuyla imtihanı
04.02.2026 Çözüm sürecinde sil baştan
04.02.2026 Yüksel Genç ile söyleşi: Suriye’de yaşananlar Kürtlerin çözüm sürecine bakışını nasıl etkiledi?
04.02.2026 Burak Bilgehan Özpek ile söyleşi: Bahçeli ne diyor, Erdoğan ne yapıyor?
03.02.2026 Abdullah Öcalan’a açık mektup ve 20 soru
08.02.2026 Öcalan’ın sarsılan liderliğini onarma çabaları
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı