Lula'nın seçim zaferini Brezilya'da yaşayan siyaset bilimci Karabekir Akkoyunlu yorumluyor

26.10.2026 medyascope.tv

26 Ekim 2026’da medyascope.tv'de yaptığımız söyleşiyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Ruşen Çakır: Merhaba, iyi günler. Brezilya tarihi bir seçime tanık oldu ve Lula 4. kez cumhurbaşkanı seçildi. Biraz da sürpriz oldu. Ne oldu? Nasıl oldu? Bütün bunları tabii ki olayın merkezine Brezilya'ya, başkent Brasília'ya giderek Türkiye'de herhâlde Brezilya'yı en iyi bilen siyaset bilimci Karabekir Akkoyunlu ile konuşuyoruz. Karabekir, merhaba.
Karabekir Akkoyunlu: Merhaba Ruşen abi. Teşekkürler davetin için.

Ruşen Çakır: Evet. Gittin, seçimi aldın, gelmiyorsun orada işin tadını çıkarıyorsun diye bir şey yapayım. Lula'yı destekliyordun değil mi benim gibi?
Karabekir Akkoyunlu: Yani demokrat, insan haklarından yana olan herkesin desteklemesi gereken Lula'ydı. Ben de tabii onu destekliyordum.

Ruşen Çakır: Şimdi seninle daha önce birkaç kez Brezilya üzerine yayınlar yapmıştık. Çok önemli bir ülke. Yani Latin Amerika'nın en önemli ülkesi diyebilir miyiz?
Karabekir Akkoyunlu: Diyebiliriz. Hem ekonomik olarak hem nüfus ve jeopolitik olarak en büyük ülkesi; doğal kaynakları, ekonomisinin çeşitliliği açısından çok önemli bir ülke.

Ruşen Çakır: Kültürel olarak da biraz sanki öyle, en azından futbol üzerinden... Bu seçim de futbol üzerinden çok konuşuldu. Ama öncelikle futbol, Brezilya deyince akla herkesin futbol da geliyor ve dünyanın her bir yanında insanların bildiği bir ülke yani.
Karabekir Akkoyunlu: Evet. Aslında oldukça olumlu bir imajı var dünyada. Hem futbol üzerinden hem müziği, karnavalı üzerinden olumlu intibası olan bir ülke. Kimseyle alıp veremediği yok. Kendi içinde birtakım problemleri var tarihsel, yapısal olarak, güvenlik sorunları vesaire. Ama aslında o yumuşak güç, soft power dediğimiz anlamda Brezilya oldukça avantajlı bir ülke dünyada imaj açısından.

Ruşen Çakır: Şimdi Karabekir, burada ilginç bir olay var. Dünyada ikinci tura kalan seçimleri geride olanların kazandığı örnekler var. Ama bildiğim kadarıyla Brezilya'da ilk kez böyle bir olay oldu ve Lula biraz fark yemişti çok büyük olmasa da ve ikinci turda kazanma şansı uzaktan bakan bizler için çok fazla yoktu. Öyle algıladık. Ama sonra kamuoyu araştırmaları dediler ki, ‘‘başa baş oluyor’’ falan. Bu sefer de ‘‘kamuoyu araştırmaları hep böyle yapar’’ falan dedik ve sonunda hem birinci oldu hem de fark attı. Yani değil mi? Hatırı sayılır bir fark attı. Bunun sırrı ne olabilir? Çünkü kaç gün ara vardı? 2 hafta mı?
Karabekir Akkoyunlu: 3 hafta.

Ruşen Çakır: 3 haftada bunu nasıl değiştirebilir? Diğer elenen adaylardan açık destek verenler mi oldu? Birtakım toplumsal kesimler, çevreler pozisyon mu aldı ya da akla gelen ilk turda oy kullanmayan bazı kesimler mi devreye girdi? Nedir bunun sırrı?
Karabekir Akkoyunlu: Aslında bunda, bu sözünü ettiğin faktörlerin hepsi biraz rol oynadı. 1. turda Bolsonaro %47.2 gibi bir pay almıştı. Lula da %45'te kalmıştı. Fakat bunun yanı sıra Brezilya senato ve kongre seçimleri de oldu 4 Ekim günü ve orada Bolsonarocular çok büyük kazanımlar elde ettiler. Hatta federal kongrede 1985'teki demokratikleşmeden beri bir grubun kuracağı en büyük bloku kurma gücüne eriştiler. Dolayısıyla aslında birinci tur Bolsonarismo için büyük bir zaferdi. Biraz da bunun getirdiği bir şok hem Lula kampanyasının hem de genel olarak Brezilya'daki demokratik kesimlerin üzerindeki rehaveti, ölü toprağını atmasına sebep oldu. Birinci tur öncesi söylemler ve ilgi Lula'nın yaptıkları, yapamadıkları iktidar eleştirisine odaklıyken ikinci tur öncesinde daha çok dikkatler ülkenin anahtarlarının komple Bolsonaro ailesine verilmesinin ne demek olduğu üzerine odaklandı. Yani hem yasamayı hem yürütmeyi elinde tutacak olan Bolsonarizmo yargıyı da değiştirebilir, anayasayı da değiştirebilir ve bu Brezilya demokrasisi için varoluşsal bir tehdit teşkil eder hissi, fikri ön plana çıktı ve bir teyakkuz hâli ortaya çıktı. Ve sonuç olarak ikinci tur öncesinde demokratik bir cephe yeniden oluştu. Bu 2022 yılında Baba Bolsonaro, Jair Bolsonaro'ya karşı oluşan demokratik cephenin bir benzeriydi. Biraz aslında tabii beklenmeyen gelişme buydu. Çünkü birinci turun sonunda Lula ve Bolsonaro'nun yanı sıra 3 tane daha %2'nin üzerinde oy almış siyasetçi vardı, aday vardı. Onlar daha çok sahada konuşlanıyordu ve onların seçmeninin ağırlıklı olarak Bolsonaro'ya yönelmesi bekleniyordu. Bu anlaşılan tam olarak gerçekleşmedi. Orada bir hesap kitap yapıldı ve birçok sağ seçmen demokrasiyi önceleyen bir konumu tercih etti. Bunun yanı sıra birinci turda sandığa gitmeyen ve çoğu Lula seçmeni olan, İşçi Partisi seçmeni olan kitleler daha büyük sayılarda sandığa yöneldi. O örgütlülük harekete geçti. O da farka etki etti. Bir değişim daha; birinci tur öncesinde sosyal medya manipülasyonu Meta'nın işte Facebook, Instagram, WhatsApp sosyal medya algoritmalarını Lula aleyhine, Bolsonaro lehine kullandığı, manipüle ettiği suçlamaları, iddiaları çok ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine soruşturmalar açıldı. İkinci tur öncesi sol kesim, Lula kesimi sosyal medyayı da çok daha aktif olarak kullandı. Orada çok başarılı bir şekilde daha evvel görülmemiş bir şekilde örgütlendi. WhatsApp'ta bir grup açıldı, ‘‘Lula'nın Ordusu’’ adında, 10 milyon takipçiye ulaştı bu grup ve bunun üzerinden sosyal medya stratejileri yayıldı ve bu sayede sosyal medyadaki söylem üstünlüğünü sol ele geçirdi. Bunların hepsi bir araya gelince bugün karşılaştığımız dünkü sonuç yani bu tarihi geri dönüş ortaya çıktı. Bu hem Brezilya'nın tarihinde bir ilk hem de kıtadan esen bu sağ dalgaya karşı bir durum.

Ruşen Çakır: Ona geleceğim de şu sosyal medya hususunu biraz daha açalım. Bir tür algoritmalar dediğin bir tür örgütlü bir faaliyetten bahsediliyor herhâlde anladığım kadarıyla. Bunu o kişiler mi rakibi mi yapıyor, yoksa gerçekten bu ABD merkezli teknoloji şirketleri, mesela Meta gibi, onlar bilinçli bir şekilde Brezilya seçimlerini yönlendirmeye çalıştıkları yönde iddialar mı var?
Karabekir Akkoyunlu: Evet, bu yönde iddialar var. Meta bunu reddediyor resmî olarak. Fakat Meta'nın içinden çalışanların bu yönde yani algoritmanın Lula'nın aleyhine manipüle edildiğine dair söylemleri, itirafları da ortaya çıktı ve Brezilya yargısı Meta’ya iki tarafa eşit davranması konusunda ihtar çekti. Dolayısıyla yani bu söylemin ya da iddianın ötesine geçen bir mesele oldu. Sonuçta yani birinci turda sonuçlara ne kadar etki etti, bunu bilemeyiz. Yani siyasi dinamikleri bunun üzerinden, salt bunun üzerinden okumak sağlıklı değildir. Fakat Latin Amerika'da sadece Brezilya'da değil son dönemlerde bu özellikle Meta'nın ya da siyasi, dijital manipülasyonun örgütlü bir şekilde yapıldığına dair çok haberler çıkmaya başladı ve bu son dönemde kıtada bıçak sırtı seçimler oldu. Dolayısıyla çok küçük farkların olduğu yarışlarda sonuca etki edebilecek manipülasyonlar olabileceğini düşünüyoruz ve bu gündeme geldi. Buna karşı bir sosyal medya aktivizmi geliştirdi Lula Cephesi bu ikinci tura girerken.

Ruşen Çakır: Demin söylerken sözünü kestiğim yere bir gelelim. Latin Amerika'da sağa yöneliş... Latin Amerika'nın tarihinde çok inişli çıkışlı grafikler var ama sol hep çok güçlü oldu. Kimi zaman gerilla savaşları da verdiler. Kimi zaman barıştılar. Sandıkta birçok ülkede geldiler. Gittiler, geri geldiler vesaire. Bir acayip bir öykü var. Ama son dönemde bütün gelen haberler genellikle solun yenilgisi üzerineydi ve Latin Amerika'da sol deyince de ilk akla gelen isimlerden birisi de Lula ve bu genel yenilgi dizisinin devam edeceği beklendi. Şimdi bir istisna mı söz konusu, yoksa bu Brezilya'da yaşanan olay diğer Latin Amerika ülkelerindeki sol hareketleri, partileri, liderleri motive edebilir ve bu dalgayı tersine çevirebilir mi?
Karabekir Akkoyunlu: Açıkçası benim umduğum ya da umulan o, en azından bu dalgaya şimdilik bir set çekeceği. Dediğimiz gibi konuşmamızın başında Brezilya Latin Amerika'nın en büyük ülkesi, en önemli ülkelerinden bir tanesi Meksika ile birlikte. Şu anda Meksika ve Brezilya'nın solda, demokratik solda olması en azından bu sağ dalgaya bir set çekmesi anlamına geliyor. Fakat şunu da eklemek isterim. Bu sağdan esen rüzgâr aslında çok oturaklı bir ideolojiye ya da programa, programla ilişkilendirilmiş bir hareketin yansıması değil. Latin Amerika'da daha çok gördüğümüz bu son senelerde sağ ya da soldan çok iktidar karşıtı dalga çok etkili. Yani iktidarda kim varsa onun karşıtı dalga bir sonraki seçimde göreve geliyor ve 2-3 sene önce bir kırmızı dalgadan, pembe dalgadan bahsediyorduk. Şimdi bir mavi dalga var sağdan esen. Birkaç sene sonra tekrar sol hükümetlerin, sol iktidarların başa geçtiğini görebiliriz. Genel aslında ön planda olan bir istikrarsızlık hâli. Lula aslında bunu da kırdı. Burada gerçekten Brezilya'da İşçi Partisi'nin, Lula'nın ve demokrat kesimlerin örgütlenmesi, mobilizasyonu ön plana çıktı ve yani demokrasiyi korumaktı aslında burada amaç ve bunda başarılı oldular.

Ruşen Çakır: Şimdi 2022'de Lula, Baba Bolsonaro'yu yendiğinde seçim sonuçlarını kabul etmek istememişti ama kendisi iktidardaydı. İktidarda olmasına rağmen seçimlerin sonuçlarında hile iddialarıyla direnmeye çalışmıştı. Şimdi oğlunun da aynı şeyi yapmaya çalıştığını görüyoruz. Şimdiki biraz daha anlaşılır. Çünkü Lula iktidarda olduğu için hani iktidarın seçim sonuçlarını manipüle ettiğini söylemesi daha mantıklı geliyor en azından babasına göre. Bu arada görmüşsündür Trump da seçimlerin yenilenmesini yoksa gümrük vergisi uygulayacağını söyledi Brezilya'ya. Bunun gerçekleşme ihtimali var mı bir şekilde?
Karabekir Akkoyunlu: Gümrük vergilerini, tabii ki de Trump bunu yapmaktan çekinmeyecektir. Daha evvel de bunu Brezilya'ya hatta farklı ülkelere karşı bir silah olarak kullandı. Bolsonaro'yu destekledikleri de biliniyordu. Fakat Trump'ın bence şimdi başını ağrıtacak başka şeyler var kendi ülkesinde, ara seçimler. O yüzden bakalım bu agresifliğe, bu şahin politikaya devam edebilecek mi? Bolsonaro evet bir geleneği devam ettiriyor, seçim sonuçlarını tanımamak gibi. Bolsonaro ailesinin zaten asıl meselesi bu teyakkuz hâline de sebep olan demokrat olmamaları, demokrasinin dışına çıkabilmeleri ve işte diktatörlük dönemine olan yakınlıkları, ona sürekli olumlu anlamda atıf yapmaları, Baba Bolsonaro'nun iktidardayken yargıyla sürekli atışması, askeri hükümete taşıması gibi antidemokratik bir kanattan geliyorlar. Bu da biraz onun yansıması. Bu spesifik olarak bu seçim dahilinde Flavio Bolsonaro'nun itirazı seçimlerin iki saat daha uzatılmasıyla ilgiliydi. Fakat aslında buna sebep olan şey de São Paulo gibi, Bahia gibi büyük eyaletlerde çok ciddi ulaşım sorunları yaşandı seçim sırasında. Toplu taşımanın çok ciddi şekilde aksadığını ve bunun bilinçli olarak yapıldığına dair birtakım yani şikayetler ortaya çıktı. Yüksek Seçim Kurulu’na başvurular yapıldı. Yüksek Seçim Kurulu'nun başında bir Bolsonarocu var, bu başvurulara cevap vermedi. Bunun üzerine yüksek yargıya gitti İşçi Partisi. Aynı zamanda Bolsonaro kampanyası da seçimin belli eyaletlerde uzatılmasını talep etti. Bu da var. Ve son dakikada yüksek yargı seçimi 2 saat uzattı. Bunun üzerinden seçimlere işte yargının müdahalesi olduğu üzerinden iptal edilmesi ve yenilenmesi gerektiğini savunuyor Bolsonaro kampanyası. Ve açıkçası eğer aradaki fark çok ince, çok az olsaydı belki ellerinde bir koz olabilirdi. Fakat 4.4 milyonluk bir fark var. Yani bunun o seçimin 2 saat uzaması, saat 5'ten 7'ye uzamasıyla açıklanacak bir durumu yok. Bu çok ciddi bir fark. Dolayısıyla açıkçası bu talebi çok ciddiye alan da şu ana kadar görmedim. Hem Brezilya içinde kurumların içerisinde yargı, seçim kurumları ve siyasiler arasında hem de kıtanın genelinde. Şimdi Trump dediğin gibi bir açıklama yaptı ama kıtadaki diğer sağ hükümetler Peru, Şili, Ekvador, Bolivya, Arjantin... Arjantin'den emin değilim bu arada, henüz galiba Arjantin'den açıklama gelmedi ama geri kalan çoğunluk Lula'yı kutladı ve zaferini kabul etti. Dolayısıyla o Bolsonaro'nun ve Trump'ın kabullenmeme hâli bana kalırsa şu anda biraz zayıf geliyor. Fakat dediğin gibi Trump büyük ihtimalle elindeki kozları kullanmaya devam edecektir.

Ruşen Çakır: Peki bir ara lâfını ettin. Bu kongre ve senatoda Bolsonaro'nun net bir çoğunluğu var bildiğim kadarıyla. Hatta aile fertleri de orada. Kimisi senatör, kimisi milletvekili olarak. Nasıl oluyor? Oradaki sistemi açıkçası çok bilmiyorum. Orada bir başkanlık sistemi mi var? Yarı başkanlık mı var? Nasıl olacak? Lula, Bolsonaro'nun şeydeki, kongre diyelim, hani Meclis artı senatodaki çoğunluğuna rağmen zorlanmayacak mı, yoksa zaten sistem onu çok zorlamıyor mu?
Karabekir Akkoyunlu: Aksine çok zorlanacak. Çok zorlu bir 4 yıl bekliyor Lula'yı. Brezilya'daki sistem koalisyonlu başkanlık sistemi adı verilen bir sistem. Yani bir başkanlık sistemi fakat kongre oldukça güçlü. Çok geniş yetkileri var. Bütçe yetkileri var. Dolayısıyla geçtiğimiz dönemde mesela sağ ağırlıklı bir kongreydi ve Lula'nın bütçesini oldukça kısıtladı. İcraatlerine zorluk çıkaracaktır. Yani pozitif bir ajanda ortaya koyup gerçekleştirmesini engellemeye çalışacaktır. Hatta Bolsonaro tarafından Lula'yı görevden alma sürecini başlatabileceklerine dair sinyaller de gelmeye başladı. Bunu daha evvel Senato yapmıştı 2016 yılında Dilma Rousseff'i görevden alarak. Lula'yı görevden almak daha zor. Fakat bunun bize gösterdiği önümüzdeki 4 senenin Lula ve sol açısından oldukça zor olacağı. Yani kazanım şu anda aslında şu: Sağın tamamen Brezilya'yı ele geçirip Amazonlardan demokrasiye, insan haklarından sosyal politikalara her şeyi yakıp yıkması engelleniyor. Ama Lula'nın pozitif bir ajanda ortaya koyup bunu gerçekleştirmesi zor olacak. Bu da 4 sene sonraki seçim için aslında bir alarm sinyali. Yani zafer, kısıtlı bir zafer diyebiliriz bu açıdan.

Ruşen Çakır: Peki burada şimdi şunu da merak ediyorum. Baba Bolsonaro yenildi. Oğul büyük bir iddiayla geldi. O da yenildi. Sonuçta hele ilk turda öndeyken kaybetti. Orada çok ciddi Bolsonaro ailesi artık, ne diyelim, bu bir silsile halinde gidiyorlar. Onların siyaseten her ne kadar senatoda vesairede çoğunluk olsalar da ciddi bir darbe yediklerini düşünüyorum. Neyle üretecekler, yani Lula'nın faaliyetlerini engelleme çabası üzerine kurulu bir stratejiyle mi devam edecekler? Çünkü, bir yerde sen de bahsettin, aslında tüm sağ bilinen partilerin özelliği çok ideolojik omurgası pek olan yapılar değil. Daha böyle popülist birtakım şeylerle hareket ediyorlar. Yani Brezilya'da Bolsonaroculuğun diyelim, bir geleceği var mı sence?
Karabekir Akkoyunlu: Çok önemli bir konuya parmak bastın. Çünkü bu beklenmeyen bir geri dönüştü ve fark çok büyük. Dolayısıyla Bolsonaro ailesi içinde bir kriz oluşturacaktır. Birinci kriz zaten şu: Baba Bolsonaro hapisten çıkmayacak. Oğul Bolsonaro için yani Flavio için zaten devam eden çeşitli soruşturmalar var. Çok ciddi bankacılık skandalları, yasa dışı bahis iddiaları ve bilumum kirli işlerde parmağı olduğu bu dönemde daha çok ortaya çıktı. Şimdi bunlar da ilerleyecek. Bir kardeş, Eduardo Bolsonaro Amerika'ya kaçmıştı. O geri dönemeyecek. Yani Bolsonaro ailesi evet bir kısmı siyasete girdi, senatoya, kongreye girdi ama önemli fertler köşeye sıkıştı ve daha ötesinde sahada şu soru sorulacaktır: Son iki seçimi Bolsonarolar kaybetti ve yani sağ Bolsonaro'yla ne kadar yol yürüyebilir? Şu da söyleniyor: Mesela daha ılımlı bir sağ aday ortaya çıksaydı, en azından daha ılımlı görünen, bu milis güçleriyle, çetelerle ilişkilendirilmeyen daha temiz bir aday ortaya çıksaydı kazanabilirdi de deniyor. Bunun yani adayları da vardı, São Paulo valisi mesela bunlardan bir örnek, oldukça popüler sahada. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde sahada bunun ayrışmaları, çekişmeleri olacaktır. Bu sol için ya da yani işte Lula hükümeti için bir fırsat. Bu ayrışımlar üzerinden koalisyonlar kurup biraz daha alan açması mümkün olabilir. Lula bu konuda bir usta. Yani en büyük hüneri farklı ittifakları, koalisyonları kurup işletebilmek. Dolayısıyla yani yine onun hünerine kalacak. Ama yine dediğim gibi 4 sene sonra Lula olmayacak. Olmasın da artık, 84-85 yaşında olacak. Ondan sonra solda ne gelecek, kim gelecek, nasıl bir sol olacak Brezilya'da? Bunun çok acil bir şekilde konuşulması gerekiyor.

Ruşen Çakır: Son olarak şunu sorayım. Brezilya haberiyle aynı anda Sırbistan haberi geldi. Sırbistan'da öğrenciler o yılların iktidarını, Vučić iktidarını devirdiler. Orada genellikle böyle sağ sol diye konuşulmuyor, öğrenci hareketi diye konuşuluyor. Belki farklı farklı eğilimler var ama orada devletteki çürümeye karşı bir isyan hareketi gibi, demokratik bir isyan hareketi ve ilginç bir örnek olarak karşımıza çıktı. Şimdi İsrail seçimi var yarın ama İsrail'de genellikle sağ kendi arasında mücadele ediyor. Ama bir sonraki hafta ABD seçimlerinde Trump'ın durumu çok kötü ve Demokrat Parti içerisinde de en çok hani demokratik sosyalist birtakım isimler bayağı öne çıkıyor. Hep dalgalardan bahsediyoruz, sağ dalga vesaire. Şimdi Fransa'da bir sağ dalga var ama öğrenci hareketi var, Sırbistan'da bambaşka bir şey yaşandı, Brezilya'da sol geldi. Belki ABD'de daha solumsu kişilerin öne çıkıp Trump'ın kongrede çoğunluğu kaybetmesi ihtimali var vesaire. Bütün bunları birlikte okuduğumuz zaman dünyada tek bir dalganın olmadığı gibi bir sonuç çıkıyor ortaya, değil mi?
Karabekir Akkoyunlu: Evet. Tek bir dalga yok. Mücadeleler çetinleşiyor. Halk hareketleri, toplum hareketleri ön plana çıkmaya başlıyor ve bununla birlikte yükselen adaylar ve hareketler daha popüler ya da popülist diyebileceğimiz solda da sağda da hareketler ve adaylar oluyor. Yani yeni teknolojileri, sosyal medyayı, aynı zamanda örgütlenmeyi 21. yüzyılda yeniden tasarlayabilen hareketler ön plana çıkıyor ve yani siyaseti şekillendiriyor. Tek bir dalga yok. Ama yani siyasetin eski merkezi artık gücünü her yerde neredeyse yitirmiş durumda. Hani Amerika Birleşik Devletleri'nde ne eski Cumhuriyetçi Parti var, artık Demokrat Parti de değişme arifesinde. Dolayısıyla yani mesela tekrar Brezilya'ya döndüğümüz zaman Lula ve İşçi Partisi aslında türünün son örneği diyebiliriz ve o dönemin de sonuna geliyoruz. Artık bu popüler ve popülist hareketler üzerinden hem sokaklarda hem sosyal medyada hem de sandıkta gelişecek mücadeleleri izlemeye devam edeceğiz.

Ruşen Çakır: Bitirirken sen şimdi orada Federal Minas Gerais Üniversitesi... Okuyabildim mi? Biraz zor bir ismi var. Orada hocalık yapıyorsun. Öğrenciler nasıl? O da var, bu da var mı? Yoksa daha çok benim gördüğüm kadarıyla gençlik içerisinde Lula'ya ilgi daha fazlaymış. Senin gözlemlerin nedir, yoksa apolitik mi gençler? Ne durumda gençlere genel olarak baktığında?
Karabekir Akkoyunlu: Brezilya tabii çok büyük bir ülke. Hem bölgesel farklılıklar var hem işte federal üniversiteler, eyalet üniversiteleri ya da özel üniversitelerin farklılıkları var. Dolayısıyla her yer için aynı şeyi söyleyemem. Fakat benim bulunduğum, ziyaretçi akademisyen olarak bulunduğum Minas Gerais eyaletinin federal üniversitesi yani solculuğun, Lula'nın kalelerinden bir tanesi diyebilirim. Tek tük arada Bolsonarocu çıkıyor duyduğumuz kadarıyla ama genel çoğunluk örgütlü bir şekilde soldan yana. Sadece İşçi Partisi ve Lula değil, onun solunda çok farklı hareketler de var. Ya da sivil toplum hareketleri, kadın hareketleri, LGBT hareketleri, öğrenci hareketleri üniversitelerde çok aktif. Benim öğrencilerimde de açıkçası ders verdiğim sınıflarda yani çok açık bir Lula desteği vardı. Ben orada Ortadoğu politikası dersi veriyorum aslında. Dolayısıyla her iki dünyayı da birbiriyle karşılaştırıp konuştuğumuz çok ilginç derslerimiz oluyor. Çok ilgili, dünyayı bilen, eleştirel düşünebilen ve ne istediğini bilen öğrencilere ders veriyorum. Bundan hani büyük mutluluk duyuyorum. Onlar da çok karamsardı son bir ayda. Eminim bugün çok mutlu uyanmışlardır.

Ruşen Çakır: Çok teşekkürler Karabekir. Çok güzel bir yayın oldu. Eksik olma. Sağ ol.
Karabekir Akkoyunlu: Ben teşekkür ederim Ruşen abi.

Ruşen Çakır: Evet, Brezilya'ya bağlandık. Brezilya'da siyaset bilimci Karabekir Akkoyunlu Brezilya seçimlerini, Lula'nın arkadan gelip — ilk turda geride kalmıştı biliyorsunuz — nasıl kazandığını, 4. kez kazandığını ve bundan sonra neler olabileceğini anlattı. Kendisine çok teşekkürler. Sizlere de bizi izlediğiniz için teşekkürler, iyi günler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
31.10.2026 Ankara-Bakü gerilimi: Ne oldu, neden oldu, neler olabilir?
30.10.2026 Müsavat Dervişoğlu Devlet Bahçeli'nin koluna girince kıyamet koptu
29.10.2026 "Fon rezaletinde millet burnundan soluyor"muş!
28.10.2026 Doç. Vahap Coşkun ile söyleşi: Çözüm süreci niçin sessizliğe gömüldü?
28.10.2026 CHP muhalif bir parti mi?
27.10.2026 Oktay Saral için üzülmeli miyiz?
26.10.2026 Lula'nın seçim zaferini Brezilya'da yaşayan siyaset bilimci Karabekir Akkoyunlu yorumluyor
26.10.2026 İstanbul Barosu seçimleri bize neler söylüyor?
25.10.2026 Basın özgürlüğü yolunda yepyeni bir başlangıç
24.10.2026 Bir yanılsama olarak "muhalif medya”
31.10.2026 Ankara-Bakü gerilimi: Ne oldu, neden oldu, neler olabilir?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı